Bir resesyona girerken hizmet düzeylerini etkili bir şekilde nasıl korursunuz?
Ekonomi ne kadar kötüye giderse gitsin şirketinizin müşterilerle ilişkileri bundan ya hiç etkilenmemeli ya da en son etkilenmeli.Bunun yerine, bir sonraki yükseliş dönemi başlayana kadar, mümkün olduğunca uzun bir süre boyunca organizasyonun derinliklerine, yağların birikmiş olduğu noktalara odaklanılmalı. Çoğu insanın kendi işletmelerinde herhangi bir yağ birikmesinin olmadığını ve kısıntıların kaslardan yiyeceğini düşünebileceğini biliyoruz. "Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca öylesine bir rekabetle karşı karşıya kaldık ki, daha fazla zayıflayamayız" diye düşünüyorlar.
Ama yapabilirsiniz ve yapacaksınız. Çünkü birikmiş yağlarınız var.
Gerçekten de fiilen tüm şirketler, geçtiğimiz yıllardaki sürekli büyüme sayesinde yağ biriktirdi. Buna "iyileşmeden kaynaklanan şişmanlama sendromu" denilebilir.
Ne denirse densin, bu yeni bir şey değildir ve kaçınılmazdır. Bir lider olarak önünüzde duran zorlu görev, birikmiş yağları bulmak için öncelikle nerelere bakmanız gerektiğini bilmektir.
Bu konuda sayısız ipucu bulabilirsiniz. Şirket merkezinizdeki otoparkta yer bulma sıkıntısının artması bunlardan biridir. Şirketlerin yemekhanesindeki kuyrukların uzaması da bir başkası...
Şirket merkezlerinin hiçbir şey yapmadığını ve satmadığını herkes bilir. Bunlar yalnızca genel gider üretir.
Ama iyi zamanlarda özellikle şirket merkezlerindeki kadrolar artma eğilimi gösterir. En son yöneticilik modalarına uygun yeni sayılardan başka bir şey üretmeyen veri toplayıcaların, rapor yazıcıların, program analistlerinin ve benzerlerinin sayısı artar.
Ar-Ge bölümleri bile aşırılıklara karşı bağışık değildir. Büyüme dönemlerinde yöneticiler zorunlu olmamakla birlikte gelecek vaat ettiği düşünülen her türden projeye para aktarılır.
Resesyon yaklaşırken, öncelikleri çok katı bir şekilde belirlemeye başlamak gerekir.
Benzer şekilde, işler iyi giderken işletmeler daha fazla danışmanlık hizmeti alır. Danışmanları kötülemek istemiyoruz: Açık şekilde tanımlanmış projelerde yararlı olabilirler.
Ama yağlardan arınma göreviniz, her bir sözleşmeyi dikkatlice incelemenizi gerekli kılıyor. Eğer şirket dışından insanlar aldıkları paranın karşılığını yeterince üretkenlik olarak artışı ve yaratıcılık getirerek ödemiyorsa, onlara yapılan aylık ödemelere son vermenin zamanı gelmiş olabilir.
Bir noktaya daha açıklık kazandıralım: süreç içinde acı verecek kısıntılara gidilmeyeceğiniz söylemiyoruz. Her resesyonun gerçek ve acı veren bir faturası vardır.
Ama uzun büyüme çevrimleri sırasındaki doğal tombullaşma eğilimi nedeniyle, biriken tüm yağlardan kurtulana kadar bir hayli zaman geçecektir.
Bu süre boyunca liderler hep her şeyden ksımak zorunda kalmayacak ve dolayısıyla kısılmaması gereken harcamalara dokunulmayacaktır.
Müşterilerinize odaklanmaya devam edin. Rejimde olabilirsiniz, ama onların bunu bilmesi gerekmez.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder